BİZ SİZE ULAŞALIM
VAZGEÇTİM

Bilgi Formu

Hangi konuda bilgi almak istiyorsun?
Haber KAÜ SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ DEKANI’NDAN “Nazife’nin Hayatı’’ Eseri

KAÜ SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ DEKANI’NDAN “Nazife’nin Hayatı’’ Eseri

 

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi’nden (KAÜ) bilim dünyasına yeni bir eser daha kazandırıldı. KAÜ’den yapılan açıklamaya göre; KAÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ulvi Keser’in hazırladığı “Acı, Gözyaşı, Ezgi; Nazife’nin Hayatı” isimli kitap bu hafta itibarıyla KKTC’de basılarak okuyucuların hizmetine sunuldu.

 

KAÜ’den yapılan açıklamada; söz konusu araştırmanın özellikle İkinci Dünya Savaşı döneminde Araplara satılan Kıbrıslı kızların yaşadığı trajediye parmak bastığı ve gerçek bir olaydan yola çıkılarak kaleme alındığı belirtildi.

 

Konuyla ilgili olarak Prof. Dr. Ulvi Keser de “…Nazife’nin hikayesi de onlardan birisi işte. Bizim tarihimizin karanlık, kirli ve utanç sayfalarından birisidir aslında 1930-1940 süreci. Adada insanlarımızın öyle veya böyle sahipsiz kaldığı, fukaralığın ve sefaletin diz boyu yaşandığı, kara cehaletin boğazımıza kadar çöreklendiği acı dolu yıllardır o yıllar. Tam bir yıkım dönemidir insanlar için. Herkes savaş ekonomisinin yıkıcı etkilerinden kurtulmaya çabalarken ganimeti fırsat bilen açgözlü ve muhteris kişiliksizler de adanın üzerine apansız kara bulutlar gibi çökerler. Adı Araplarla evlendirmedir oynanan bu kara trajedinin. O toz dumanın içinde, yaşanılan kara hengamede hiç kimse aslında ne olup bittiğini tam olarak kavrayamamıştır da. Oysa herkes bilir ki bütün bu olup bitenlerin ne evliliğin kutsiyetiyle ne de hayat yoldaşlığının mukaddesatıyla bir ilgisi vardır. Para alıp para verenler dâhil herkesin karlı çıktığı pis bir alışveriştir ortada dönen ve bundan memnun olmayan tek kişi de maalesef sözde gelinlerdir. Sofrada bir boğazın eksileceği düşüncesi, çocuklarının zengin ve muktedir Araplarla evlenmesiyle hayatlarının kurtulduğuna inanmaya zorlanan akıl yanında kara talihine isyan etmekten başka elinden bir şey gelmeyen gencecik kızlarımız ve Nazife gibi daha on dördündeki çocuklarımızdır onlar. Kara bir hikâyedir ve yıllarca umarsızca, sahipsizce, sorumsuzca bir realite olarak tam da yüreğimizin derinliklerinde gömülü durmuş, içimizi yakmış, benliğimizi acıtmış ama heyhat hiçbir şey yapmadan ve sanki hiç yaşanmamış gibi beklemişiz yıllarca. Nazife’nin hikayesini bu çalışma çerçevesinde Birinci Dünya Savaşı sürecinden başlayarak bir Kıbrıs kronolojisinin içinde okuyacaksınız. Yüreğiniz biraz yanacak, biraz acıyacak, çokça düşündürecek ve bakarken görmediğimiz, gördüğümüz ama anlamadığımız, anladığımız fakat bilmezden geldiğimiz Kıbrıs gerçeklerinden ya da hayatın gerçeklerinden biriyle yüzleşmek belki sizi de bir insan olarak hicap duymaya itecek. Bu kendi halinde ve son derece mütevazı çalışmada üstünde yaşadığımız adada insanların nasıl hazan yaprağı gibi savaşlarla, çatışmalarla, ekonomik krizlerle ve fukaralıkla bir oraya bir buraya savrulduklarını, nasıl hiçbir değerlerinin olmadığını göreceksiniz. Belki de kendinizden de bir şeyler bulacak, gözleriniz buğulanacak, ruhunuz daralacak, sessizce ağlayacaksınız.” açıklamasında bulundu. 

 

KAÜ’den yapılan açıklamada ayrıca söz konusu araştırmanın Birinci Dünya Savaşı sürecinden başlayarak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar geçen dönemin kitaba da ismini veren Nazife’nin gözünden ve onun ruh halinden aktarıldığı, onun yaşadıklarının esasında Kıbrıs’ın 1914-1974 tarihiyle de özdeşleştiği belirtilerek üniversitenin önümüzdeki dönemde açmayı planladığı KAÜ Kadın Araştırmaları Merkezi vasıtasıyla sosyal duyarlılık projelerine eğileceği de aktarıldı.